
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın üniversitelerde çoktan seçmeli sınavların yaygınlaşmasını doğru bulmadıklarını söylemesi, yükseköğretimde ölçme-değerlendirme tartışmasını yeniden öne çıkardı. Akademisyenler ve öğrenciler, düşünme, yorumlama ve problem çözme becerilerinin daha iyi ölçülmesi için açık uçlu, uygulamalı ve proje temelli yöntemlerin öne çıkarılması gerektiğini söyledi.
Temel bulgular
- Özvar, çoktan seçmeli sınavların giderek yaygınlaşmasını doğru bulmadıklarını söyledi.
- YÖK Başkanı, üniversite eğitiminin amacının bilgiyi anlamlandırma, kaynakları sorgulama ve kanıtları değerlendirme becerisini artırmak olduğunu vurguladı.
- Akademisyenler, açık uçlu, uygulamalı ve proje temelli değerlendirmelerin daha fazla kullanılması gerektiğini belirtti.
- Öğrenciler, açık uçlu sınavların bilgiyi birleştirme ve kendi cümleleriyle ifade etmeyi gerektirdiğini anlattı.
Bu tartışma öğrenciler ve üniversiteler için ne anlama geliyor?
Tartışma, sınav formatlarının yalnızca not verme aracı olmadığını; öğrencilerin nasıl çalıştığını, hangi becerileri geliştirdiğini ve dersin çıktılarının nasıl ölçüldüğünü doğrudan etkilediğini gösteriyor. Özvar’ın vurgusu, hukuk, mühendislik ve sosyal bilimler gibi alanlarda bilgiyi ezberden öteye taşıyan, gerekçelendirme ve yorumlama gerektiren ölçme yöntemlerine alan açılması yönünde.
Akademisyenlerin değerlendirmesi de aynı noktada birleşiyor: Çoktan seçmeli testler bazı alanlarda yararlı olsa da üst düzey becerileri sınırlı ölçebiliyor. Bu nedenle üniversitelerde açık uçlu soruların, uygulamalı sınavların ve dersin niteliğine göre farklı ölçme araçlarının daha görünür hale gelmesi bekleniyor. Öğrenciler açısından bu, bilgi tekrarından çok gerekçeli yanıt kurma, örnekleri ilişkilendirme ve öğrendiklerini uygulamaya dönüştürme ihtiyacının artması anlamına geliyor.
- Açık uçlu sınavlarda öğrenciler bilgiyi birleştirip kendi cümleleriyle ifade etmek zorunda kalıyor.
- Özvar, sınav uygulamalarının programların amaçlarına ve öğrenme çıktılarına uygun biçimde geliştirilmesini yakından takip edeceklerini söyledi.
- Bir akademisyen, yapay zekânın açık uçlu soruların değerlendirilmesinde iş yükünü azaltabileceğini ancak güvenilirlik için daha fazla araştırma ve teknik altyapı gerektiğini belirtti.
Özvar ne dedi?
Özvar, üniversite eğitiminin yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi ve öğrencilerin düşünme, muhakeme, çözümleme, ifade ve uygulama becerilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Ona göre, bir öğrencinin ne kadar öğrendiğini büyük ölçüde tabi tutulduğu sınav şekli belirliyor.
YÖK Başkanı ayrıca, hukuk eğitiminde gerekçeli görüş, mühendislikte varsayımları açıklama, sosyal bilimlerde ise kanıta dayalı yorum geliştirme gibi alanlara uygun değerlendirme yöntemlerinin öne çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Akademisyenler hangi noktada birleşti?
Konuşan akademisyenler, çoktan seçmeli sınavların tamamen kaldırılmasını savunmaktan çok, oranının azaltılması ve ölçme araçlarının çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Selahattin Gelbal, bu testlerin eleştirel düşünme, yorumlama ve problem çözme gibi üst düzey becerileri sınırlı ölçebildiğini söyledi. Prof. Dr. Hülya Keleceoğlu da açık uçlu ve uygulamalı sınavlarda öğrencilerin düşünme biçiminin ve hatalarının daha net görüldüğünü belirtti.
Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Tekerek ise öğrencilerin kendilerini ifade edebilecekleri sınavlara ihtiyaç olduğunu, hatta derslerinde açık uçlu sınavları tercih ettiğini söyledi. Tekerek, yapay zekâ destekli değerlendirme sistemlerinin iş yükünü azaltabileceğini, ancak bunun için daha güçlü teknik altyapı gerektiğini de ekledi.
Sık sorulan sorular
YÖK Başkanı neden çoktan seçmeli sınavları eleştirdi?
Çünkü üniversite eğitiminin amacının yalnızca bilgi aktarmak değil, öğrencinin bilgiyi anlamlandırma, sorgulama, kanıtları değerlendirme ve özgün çözüm üretme becerisini geliştirmek olduğunu söyledi. Bu nedenle sınavların bu becerileri daha iyi ölçmesi gerektiğini savundu.
Üniversitelerde hangi sınav türleri daha çok öne çıkabilir?
Akademisyenlerin değerlendirmesine göre açık uçlu, uygulamalı ve proje temelli sınavların ağırlığının artması gündeme gelebilir. Ancak çoktan seçmeli testlerin tamamen kaldırılmasından ziyade programın niteliğine göre sınırlı ve dengeli biçimde kullanılması gerektiği görüşü öne çıkıyor.

