YÖK, öğrenci affında yatay geçiş için taban puan kuralını netleştirdi

Yayımlandı: 3 dk okuma

Date:

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), öğrenci affı kapsamında yeniden öğrenime başlama hakkı kazanan öğrencilerin yatay geçiş başvurularında uygulanacak taban puan esasını netleştirdi. Düzenlemeye göre, geçmişte henüz açılmamış ya da öğrenci almamış programlara geçişte, programın ilk kez öğrenci aldığı yılın taban puanı dikkate alınacak. Karar, başvuru sürecinde ortaya çıkan tereddütleri gidermeyi amaçlıyor.

Ana noktalar

  • YÖK, öğrenci affı kapsamındaki yatay geçişler için ek düzenleme yaptı.
  • Esas alınacak puan, geçiş istenen programın ilk öğrenci aldığı yılın taban puanı olacak.
  • Karşılaştırma, öğrencinin ayrıldığı programın aynı yıldaki taban puanı ile yapılacak.
  • Aynı puan türündeki programlar arasında değerlendirme yapılacak.
  • Öğrenci affından yararlanmak isteyenler 9 Aralık 2026’ya kadar başvuru yapabilecek.

Bu karar öğrenciler için ne anlama geliyor?

Düzenleme, affa başvuran ve yeniden kayıt hakkı elde eden öğrencilerin yatay geçiş başvurularında hangi taban puanın dikkate alınacağını belirlediği için doğrudan başvuru şartlarını etkiliyor. Özellikle öğrencilerin kayıt yıllarında henüz açılmamış veya öğrenci almayan programlar için belirsizlik ortadan kalkmış oldu.

Başvurunun kabulü için öğrencinin ayrıldığı programın taban puanının, geçmek istediği programın taban puanına eşit ya da daha yüksek olması gerekiyor. Değerlendirme aynı puan türündeki programlar üzerinden yapılacak. Öğrenci affından yararlanmak isteyenlerin ise 9 Aralık 2026’ya kadar ilişiklerinin kesildiği ya da kayıt hakkı kazandıkları üniversitelere başvurmaları gerekiyor.

Hangi puan esas alınacak?

YÖK’ün yeni hükmüne göre, öğrencinin geçmek istediği programın taban puanı, o programın ilk kez öğrenci aldığı yıl baz alınarak belirlenecek. Bu puan, öğrencinin ilişiğinin kesildiği programın aynı yıldaki taban puanı ile karşılaştırılacak. Eğer öğrencinin ayrıldığı programın taban puanı daha yüksek ya da eşitse yatay geçiş başvurusu yapılabilecek.

Affın dayanağı ne?

Düzenleme, 9 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun’la üniversitelerle ilişiği kesilenler ile bir yükseköğretim programını kazandığı halde kayıt yaptıramayanlara tanınan yeniden öğrenime başlama imkanının ardından geldi. YÖK, 12 Ağustos’ta belirlediği usul ve esaslarla bu öğrencilere şartları sağlamaları halinde yatay geçiş başvurusu yapma hakkı da vermişti. Yeni ek hüküm, bu başvurularda hangi taban puanın geçerli olacağını açıklaştırdı.

Başvuru takvimi nasıl işliyor?

Öğrenci affından yararlanmak isteyenlerin 9 Aralık 2026’ya kadar ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları üniversitelere başvurmaları gerekiyor. Başvuruları kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilecek. Yatay geçişe ilişkin ek düzenleme de bu öğrencilerin başvurularında uygulanacak.

Share post:

Subscribe

Popular

More like this
Related

OfS, TEF kalite notları için değerlendirme ekipleri ve panel kararları öneriyor

İngiltere Yükseköğretim Ofisi, TEF kalite puanlarının nasıl değerlendirileceği ve karara bağlanacağı için karma ekipler, ayrı bir panel ve kurumlardan gelecek itirazlar için daha net bir süreç önerdi.

OfS, İngiltere yükseköğretimi için yeni kalite derecelendirmeleri üzerine istişare başlattı

Office for Students, İngiltere’de yükseköğretim kalitesini değerlendirmek için revize bir sistem önerdi; yanıtlar 28 Ocak 2027’ye kadar verilebilecek.

OfS, gelecekteki TEF değerlendirmeleri için yeni öğrenci çıktıları ölçütleri önerdi

Office for Students, gelecekteki TEF değerlendirmelerinde öğrenci çıktılarının nasıl ölçüleceğini netleştiren yeni bir öneri sundu; Bronze, Silver ve Gold dereceleri devam, tamamlama ve mezuniyet sonrası performansla ilişkilendirilecek.

OfS, kalite soruşturmalarının TEF ve asgari gereklilik sonuçlarını değiştirebileceğini öneriyor

Office for Students, planlanan incelemeler arasında ortaya çıkan ciddi kalite kaygılarında kalite soruşturmalarının revize TEF dereceleri, güncellenmiş asgari gereklilik sonuçları ve daha sert düzenleyici adımlar doğurabileceğini söylüyor.